Salı, 22 Ocak 2008 11:45
H9 ve H7 arasındaki önemli özellik farklarından bir tanesi 3 inç’lik açılabilen LCD. H7 sabit 2,5 inç’lik bir lCD kullanıyor. Ayrıca H9 Sony’nin kızılötesi NightShot özelliğini kullanıyor. Bunların dışında iki model için birbirinin eşi diyebiliriz.
Plastik kasa biraz ucuz gözüküyor ve H5’den biraz daha büyük olması nedeniyle tutuş da biraz zorlayabiliyor. Belki kasada kullanılacak kauçuk tutuşu rahatlatabilirdi... Sony, H5’in dört yönlü navigasyon tuşunu bir döner teker sayesinde geliştirmiş. Döner teker olayını çok sevmeme rağmen DSC-H7’ninkini kullanmak için biraz alıştırma gerektiğini de söylemeliyim. Değişmesini istediğiniz ayarlar arasında geziyorsunuz ve OK/Set tuşunu kullanarak değiştirmek istediğiniz ayarı seçiyorsunuz, değişecek olan ayar sarıya dönüyor... Teoride bakınca herşey çok mantıklı. Fakat tam çekim esnasında kullanmak zorunda kaldığınızda düşünmek vaktinizi alıyor ve anı kaçırabiliyorsunuz... Yine de çalışma yönteminin oldukça mantıklı bir platforma oturuyor olması hızla alışılabilecek olduğunu gösteriyor.
Birkaç Sony kullandıktan sonra hala Home tuşundan pek de etkilendiğimi söyleyemeyeceğim. Bu tuşa bastığınız zaman önünüze ilk gelen Shooting (çekim) oluyor. Eğer bu seçeneği seçerseniz de ayarları değiştimeniz için Menu tuşuna basmanız gerektiğini söylüyor. Başka bir deyişle yanlış tuşa bastığınızı ifade etmiş oluyor. Bunun kafa karıştırıcı olduğu düşünülürse sanırım bu tuşun menüleri bir kere daha elden geçmeli. Diğer taraftan dört kategori arasından AF aydınlatma ve AF moduna geçmek istediğinizde birkaç menü değiştimeniz gerekiyor. Evet, bu özellikler belki çok kullanılmıyorlar ama onları bu kadar derine gömmek çok işlevsel bir kullanım sunmuyor.
Menülerle cebelleştiğiniz zamanı saymazsak H7 bir kamera için oldukça hızlı sayılır. İncelememiz süresince uyanışı ve fotoğraf çekme hızı 2.2 saniye aldı. Ardarda tek çekilen görüntüleri 1,5 saniye arayla çekebilen H7’de flaş eklenince bu süre 2,8 saniyeye çıkıyor. Devamlı çekim saniyede 2 kare olarak ayarlanmış. Bu süre zarfı içinde fotoğraf boyutunun bir önemi yok ve yavaşlamadan evvel ardarda 18 kare çekebiliyor. Elektronik vizörün ufaklığı ise beni oldukça hayal kırıklığına uğrattı. Fakat, Sony’nin Super SteadyShot optik sabitleyicisinin herzamanki gibi başarıyla çalıştığını görmek tekrar içimi açtı diyebilirim.
Dizüstü bilgisayarınızı nasıl seçersiniz?
Bırakın Windows'u kopyalamayı
VDSL 1 - QuickNet 5